Patent

Buluş, “tarım dâhil, endüstrideki rastgele bir spesifik meselenin çözümü” olarak tanımlanır. Patent, buluş sahibinin buluş konusu ürünü belirli bir müddet üretme, kullanma, satma veya dışardan alma hakkıdır. Bu hakkı gösteren dokümana de patent denir. Ananesel terminoloji ile sınaî mülkiyet haklarının içinde ehemmiyetli bir yer tutan “patent hakkı”, bilhassa teknoloji transferinin aracı olması itibariyle gelişmekte olan ülkeleri daha çok ilgilendiren parasal olmayan bir mala ait haktır.

Buluşların Patent ile savunmasının emelleri;
Zihni yaratmanın tanınması,
Buluş faaliyetinin özendirilmesi,
Buluş sahibinin ödüllendirilmesi,

Araştırma geliştirme neticelerinin izah ederek, teknik bilginin yaygınlaştırılması.Bu emellere erişmek üzere geliştirilen patent sistemi, buluş sahiplerinin buluşlarını, başkalarının kolayca anlayabileceği ve bundan faydalanarak daha iyi çalışmalar yapabileceği biçimde detaylı olarak izahları karşılığında kendilerine, buluş konusu ürünü üretme, kullanma ve satma ile ilgili belirli bir müddet imtiyaz veren bir sitemdir. Buluş sahibinin ödüllendirilerek buluş yapmanın özendirilmesi ve buluşlarla alakalı bilginin ortaya koyulması, bu bilgiler ışığında yeni kişilerin yeni buluşlar yapabilmelerini ve bu buluşların endüstriye uygulanmasını sağlamakta ve böylelikle ülkedeki ekonomik gelişmeye büyük katkı sağlanmaktadır.

Patent Vesikası ile savunacak buluşlarda aranan kriterler;
yenilik
tekniğin bilinen vaziyetinin aşılması
endüstriye uygulanabilirlik

Yenilik, başvuru yapılmadan önce başkaları tarafından yazılı, sözlü ya da uygulanarak açıklanmamış olmak anlamında mutlak yeniliktir. Tekniğin bilinen durumunun aşılması kriteri ise “konuda uzman bir kişinin kolayca düşünüp uygulamaya koyamayacağı” nitelik anlamındadır. Sanayiye uygulanabilirlik, buluşun tümüyle teorisel olmak yerine pratiğe uygulanabilir özellik taşıması demektir. Bu üç kriteri taşıyan buluşlar patent ile savunurlar.